Çeviri   10 yıl önce

Hiç tartışmasız, "TUXEDO" kediler (TC), yıllar boyunca birçok insan için olağanüstü değerli sayılmışlardır. Siyah beyaz kürkleri ve renklerin dağılımı ile resmi bir kıyafet giymiş gibi gözüken ve bu nedenle de "tuxedo cat" (smokin kedi) olarak anılan bu dostlar üzerine bir araştırma yapan Dr. Magrathea Wallace, bu pisilerle ilgili olağanüstü bilgilere ulaştı. İşte Dr. Wallace\'ın "Facts about Tuxedo Cats" adlı kitabından alınan bilgilerle tuxedo kediler ve onların muhteşem dünyaları... Öncelikle, Tuxedo kediler (TC) diğer cins olan olmayan normal kedilerden çok daha akıllı. Araştırmalar doğrultusunda ulaşılan sonuçlara göre (istisnalar kaideyi bozmaz) TC\'lerin yüzde 200 daha akıllı oldukları tespit edildi. TC\'ler, insanlarla olan ilişkilerinde çok daha başarılı iletişime geçiyorlar ve doğru anda doğru tepkiyi verebiliyorlar. Köpekler, bilinmeyen bir nedenden dolayı TC\'lerden korkuyor. Ya onlara yanaşmamayı, ya da bulaşmamayı tercih ediyorlar! TC\'lerin bir başka olağanüstü tılsımı da var. İstatistikleri inceleyen Dr. Wallace, TC besleyen kişilerin çok daha şanslı olduklarını, hatta bu insanların piyango bile kazanmış olduklarını belirlemiş. Evinde TC besleyenelerin, bitkilerinin de normal kedi besleyenlere oranla daha iyi yetiştiği ortaya çıkan bir başka ilginç bulgu. Anlaşılan bitkiler bile TC\'leri çok seviyor! Anlaşılan bitkilerle ve şansla sınırlı değil TC\'lerin büyüleri, dünya çapında muhteşem eserlere, bilim dalında buluşlara imza atmış dahi kişilerin de TC beslediklerini biliyor muydunuz. Örnekse,William Shakespeare, Beethoven ve Sir Isaac Newtonbirer TC fanatiğiydi... Peki bu bilgilere ne dersiniz? - Lassie serisi aslında bir tuxedo kedi için yazılmıştı ancak daha sonra Collie cinsi bir köpekle çalışılmaya başlandı. - Hepimizin keyifle dinlediği Blues müzik, geceleri serenatlar yapan bir tuxedo kedinin ilham vermesiyle ortaya çıktı. - Google\'da en çok aranan kelimeler arasında "tuxedo cat" bulunuyor (tabii Paris Hilton\'dan sonra...) - Mısır firavunlarının mezarlarının %70\'inde bir TC resmi yer alıyor - Dünyayı dolaşan (bilindik en eski yazılı metinlere göre) ilk kedi bir TC idi. Adı Asgerd\'di ve bir viking gemisi ile yolculuk yaptı. - 2. Dünya savaşında adı Buster olan bir TC, tam 17 uçuş yaptı. Daha sonra esir alındı ve Almanlara ait savaş esirleri kampında savaş sonuna kadar kaldı. Oradan atılmamsının nedeni ise, kamptaki sosyal hayatı olumlu etkilemesi oldu. - Bir başka TC, ki adı Sparky, bugüne kadar kendisine en büyük miras bırakılan hayvan ünvanını hala patisinde tutuyor (mirası 6.3 milyon dolar üstünde) - Everest\'e tırmanan tek kedi de bir TC, adı ise Roderick. Gözlerini diğer kedilere oranla %24 daha fazla açabilen, daha iyi gören TC\'ler anlaşılan o ki bizim daha göremediğimiz ve bilemediğimiz birçok beceriye sahip.. Hiç tartışmasız, "TUXEDO" kediler (TC), yıllar boyunca birçok insan için olağanüstü değerli sayılmışlardır. Siyah beyaz kürkleri ve renklerin dağılımı ile resmi bir kıyafet giymiş gibi gözüken ve bu nedenle de "tuxedo cat" (smokin kedi) olarak anılan bu dostlar üzerine bir araştırma yapan Dr. Magrathea Wallace, bu pisilerle ilgili olağanüstü bilgilere ulaştı. İşte Dr. Wallace\'ın "Facts about Tuxedo Cats" adlı kitabından alınan bilgilerle tuxedo kediler ve onların muhteşem dünyaları... Öncelikle, Tuxedo kediler (TC) diğer cins olan olmayan normal kedilerden çok daha akıllı. Araştırmalar doğrultusunda ulaşılan sonuçlara göre (istisnalar kaideyi bozmaz) TC\'lerin yüzde 200 daha akıllı oldukları tespit edildi. TC\'ler, insanlarla olan ilişkilerinde çok daha başarılı iletişime geçiyorlar ve doğru anda doğru tepkiyi verebiliyorlar. Köpekler, bilinmeyen bir nedenden dolayı TC\'lerden korkuyor. Ya onlara yanaşmamayı, ya da bulaşmamayı tercih ediyorlar! TC\'lerin bir başka olağanüstü tılsımı da var. İstatistikleri inceleyen Dr. Wallace, TC besleyen kişilerin çok daha şanslı olduklarını, hatta bu insanların piyango bile kazanmış olduklarını belirlemiş. Evinde TC besleyenelerin, bitkilerinin de normal kedi besleyenlere oranla daha iyi yetiştiği ortaya çıkan bir başka ilginç bulgu. Anlaşılan bitkiler bile TC\'leri çok seviyor! Anlaşılan bitkilerle ve şansla sınırlı değil TC\'lerin büyüleri, dünya çapında muhteşem eserlere, bilim dalında buluşlara imza atmış dahi kişilerin de TC beslediklerini biliyor muydunuz. Örnekse,William Shakespeare, Beethoven ve Sir Isaac Newtonbirer TC fanatiğiydi... Peki bu bilgilere ne dersiniz? - Lassie serisi aslında bir tuxedo kedi için yazılmıştı ancak daha sonra Collie cinsi bir köpekle çalışılmaya başlandı. - Hepimizin keyifle dinlediği Blues müzik, geceleri serenatlar yapan bir tuxedo kedinin ilham vermesiyle ortaya çıktı. - Google\'da en çok aranan kelimeler arasında "tuxedo cat" bulunuyor (tabii Paris Hilton\'dan sonra...) - Mısır firavunlarının mezarlarının %70\'inde bir TC resmi yer alıyor - Dünyayı dolaşan (bilindik en eski yazılı metinlere göre) ilk kedi bir TC idi. Adı Asgerd\'di ve bir viking gemisi ile yolculuk yaptı. - 2. Dünya savaşında adı Buster olan bir TC, tam 17 uçuş yaptı. Daha sonra esir alındı ve Almanlara ait savaş esirleri kampında savaş sonuna kadar kaldı. Oradan atılmamsının nedeni ise, kamptaki sosyal hayatı olumlu etkilemesi oldu. - Bir başka TC, ki adı Sparky, bugüne kadar kendisine en büyük miras bırakılan hayvan ünvanını hala patisinde tutuyor (mirası 6.3 milyon dolar üstünde) - Everest\'e tırmanan tek kedi de bir TC, adı ise Roderick. tuxedo cat Pictures, Images and Photos

  • Patile
  • Aşk
  • Haha!
  • Şaşkın
  • Üzgün
  • Kızgın
Çeviri   10 yıl önce

Savannahlar, zeki, oldukça oyuncu, hareketli ve sosyal kedilerdir. Yumuşak, sıcakkanlı ve nazik bir mizaçları vardır. Yoğun bir sevgi, ilgi, okşanmak ve öpücüklerden çok hoşlanır. Oldukça uyumlu olan savanahlar kolaylıkla ev yaşamına alışabileceği gibi tasma ile gezmeye de alıştırılabilir. Sahibiyle, evdeki diğer petlerle ve çocuklarla iyi geçinen ve iletişim kurabilen savannahların en büyük özelliği suyu sevmeleridir. Su dolu bir küvette oynamayı klasik kedi oyuncaklarına tercih eder. Gövdesi de uzun,ince yapılı ve esnek olan Savannah\'ların kemik yapısı oldukça iyi gelişmiştir ve kaslı bir yapıya sahiptir. Boyun oldukça uzun göğüs geniştir. Gövdeye oranla küçük kalan baş, önden bakıldığında üçgen şekilinde, öne doğru uzun ve yuvarlak yapılıdır. Burun, gözlerin altında köprü gibidir. Ağız konveks bir şekilde kavislidir. çene yapısı güçlüdür ve burun ile birlikte yüze vahşi bir görünüm kazandırır. Gözler orta büyüklükte oval ve badem şeklindedir. Göz renkleri zengin yeşil, sarı, altın, veya karamel kahve gibi tüm canlı renklerde olabilir. Ayrıca gözün iç açısında göz yaşı şeklinde bir lekenin olması karakteristiktir. Kulaklar baş yapısına göre oldukça uzun, geniş ve kase şeklindedir. Uç kısımları yuvarlak ve kısa tüyler vardır. Her zaman başın üstünde, birbirine yakın dik ve simetrik duran kulaklar dış olaylara ilgili olarak hareket eder. Bacaklar uzun, ince fakat güçlüdür. Patiler yuvarlak küçük yapıda, tırnaklar ise uzundur. Kuyruk diğer kedilere oranla daha kısa ve tüylüdür.Dikkat kesildiklerinde kuyruk dikleşir, birşey istediklerinde ise hafif kıvrımlıdır. Tüyleri uzun değildir. Kısa ve orta arası, sık ve parlaktır. Günlük yapılan fırçalamalar yeterlidir. Savannah ismi, ırkın kaynağını oluşturan Serval kedisinin anavatanı Afrika\'nın savanlarından gelmektedir. Serval kedisi Afrika yerlileri tarafından binlerce yıldır yetiştirilmekte olan fakat sıradan ev hayatına uygun olmayan vahşi bir kedidir. Savannah ise Serval\'in pek çok güzelliğini taşımakla birlikte, evde beslenmeye daha uygun ılımlı bir karaktere sahiptir. Savannah kedisi, Afrika Serval kedisinin melezlenmesi sonucu elde edilmiş genç bir ırktır. 1980\'lerin başında kedi yetiştiricisi Judie Frank bir Serval erkeği ile dişi bir Siyamı başarılı bir şekilde çiftleştirmiştir. Zamanla Serval kedisinin vahşi güzelliği, çarpıcı ve farklı vücut yapısıyla evcil kedilerin uyumlu karakterlerinin birleşimi olan Savannah kedisi kendine has bir özellik kazanmış ve Eylül 2000\'de TICA (The International Cat Association) tarafından onaylanarak yeni bir ırk kategorisine kabul edilmiştir. SIMBA (Savannah Uluslararası üye ve Yetiştiriciler Birliği) sayesinde TICA, Savannah ırkına Mayıs 2000\'de kedi showlarında yarışma izni vermiştir. Halen gelişim aşamasında olan Savannah kedilerinin ilk 4 kuşak erkekleri steril olduğundan çapraz yetiştirmeler sürmektedir. Uzun, esnek vücut yapısı, vahşi kedileri andıran zarif hareketleri, çarpıcı kürkleri ve yumuşak karakteri ile kısa sürede popülarite kazanan Savannahlar hala nadir bulunan bir ırk olma özelliğini korumaktadır.

  • Patile
  • Aşk
  • Haha!
  • Şaşkın
  • Üzgün
  • Kızgın
Çeviri   10 yıl önce

Benzersiz biyolojik yapıları nedeniyle etobur olan kediler, doğal ortamlarında onlara sürekli yedirdiğimiz kuru mamalarda bulunan yüksek orandaki karbonhidratı (yani tahılları) tüketmezler. Afrika’da avlanan vahşi bir kedinin bir bisküvi sürüsünü kovaladığını ya da yakaladığı fareyi önce kurutup ardından mısır ununa buladığını göremezsiniz. Vahşi ortamında kedi, yüksek oranda protein ve su, daha düşük oranda yağ içeren et bazlı bir beslenme şekli benimser ve beslenmesinin yalnızca %6-9’unu karbonhidrat oluşturur. Bugün piyasada "premium" olarak adı geçen herhangi bir kuru mamanın içerik bilgilerine baktığınızda mısır, buğday, pirinç gibi tahıl ürünlerinin ilk sıralarda yer aldığını görürsünüz. Ortalama kalitedeki bir kuru mamada karbonhidrat oranı % 35-50’dir. (Daha düşük kaliteli mamalarda bu oran daha da yüksektir.) Hiç şüphesiz bu, doğanın kediniz için belirlediği beslenme biçimi değildir. Kediler, diğer memelilerde varolan belli bazı enzimatik işlevlerden yoksun oldukları için metabolizmalarının karbonhidratları işleme becerisi de düşüktür. Ayrıca tükürüklerinde diğer memelilerde olan amylase denen bir enzim yoktur. Kedilerin beslenmelerinde karbonhidratlara ihtiyaçları yoktur, daha da önemlisi yüksek oranda karbonhidrat içeren bir beslenme sağlıkları için tehlike oluşturur. Peki neden etobur kedilerimizi otobur yaratıklar gibi besliyoruz? Niçin onlara türlerine aykırı mamalar veriyoruz? Bu sorunun yanıtı çok basit: Tahıl ürünleri ucuzdur. Kuru mamayla beslemek daha pratiktir. Ucuzluk ve pratiklik daima alıcı bulur. Peki karbonhidrat yüklü, bitkisel bazlı ve sudan yoksun bir beslenme biçimi kedilerimiz için en iyisi mi? Elbette hayır. Kediler et yemek için yaratılmışlardır, tahıl değil. Doğası gereği etobur olan bir kediyi et aromalı hububatla beslemenin, doğası gereği vejetaryen olan bir ineği ya da atı bitki aromalı etle beslemekten farkı yoktur.

  • Patile
  • Aşk
  • Haha!
  • Şaşkın
  • Üzgün
  • Kızgın
Çeviri   10 yıl önce

Kedilerle insanların metabolizması birbirinden çok farklıdır. Bu nedenle bizler için hiçbir zararı olmayan yiyecekler kedilerimiz için zararlı, hatta zehirli olabilir. Kedinize hangi gıdaları verip veremeyeceğiniz sorusunu düşünürken, kedinizin bir etobur olduğu gerçeğini göz önünde bulundurun. Bununla birlikte, kedinize asla çiğ et (balık, ciğer vb. sakatatlar da dahil olmak üzere) vermeyin. Ayrıca, hayvansal gıdalar bile olsa, tuzlu, şekerli, baharatlı yiyeceklerin kediniz için zararlı olduğunu unutmayın. Aşağıdakiler ise çok düşük miktarlarda bile kediniz için zehirli olan gıdalardır. * Alkollü içkiler * Avokado * Çikolata * Kahve * Soğan ya da soğan tozu * Küflenmiş, ekşimiş ya da bozulmuş yiyecekler

  • Patile
  • Aşk
  • Haha!
  • Şaşkın
  • Üzgün
  • Kızgın
Çeviri   10 yıl önce

Pek çoğumuz kedilerimizi marketlerden, pet shoplardan ya da veteriner kliniklerinden aldığımız hazır mamalarla besliyoruz. Piyasadaki hazır mamaların hepsi de kedimiz için en doğru, en dengeli, en sağlıklı mama oldukları iddiasını taşıyor. Hatta kimileri paketlerinde "premium", "super premium", "ultra premium" gibi ibarelere yer veriyor. Peki bu ne anlama geliyor? Paketinde “premium” yazan bir mamayla, yazmayan bir mama arasında ne fark var? Fark var mı? Kedilerimizi en iyi şekilde beslemeye çalışırken, satın aldığımız bir mamanın ambalajındaki ya da reklamındaki iddialardan ziyade mamanın ne olduğuna, yani o mamanın hangi kurallar çerçevesinde üretildiğine ve içerik bilgilerine bakmalıyız. Pakette yer alan bilgileri doğru değerlendirebilmemiz için, öncelikle bunların ne anlama geldiğini bilmemiz gerekiyor. Halen ülkemizde satılan mamaların büyük çoğunluğu ABD kökenli firmaların ürünleridir. ABD’de üretilen bir kedi mamasının piyasaya sürülebilmesi için uyması gereken standartlar, FDA (US Food and Drug Administration) ve AAFCO (Association of American Feed Control Officials) tarafından belirlenir. Bir mamanın paketinde “Complete and Balanced” yani tam ve dengeli bir beslenme olduğu ibaresinin yer alabilmesi için: * AAFCO’nun belirlediği Food Nutritional Profiles yani besin değerleri profiline uyması, ya da * yine AAFCO’nun belirlediği kurallar çerçevesinde gerçekleştirilen besleme testlerini (feeding tests) geçmiş olması gereklidir. Bunların yanı sıra, bir mamanın paketinde o mamanın hangi yaşam evresi için kullanılacağını belirten bir ifade de yer almalıdır. Bu konuda AAFCO’nun belirlediği iki standart vardır: büyüme/süt verme (growth/lactation) ve yetişkinlik (maintenance) dönemi. AAFCO, bu iki dönem dışındaki evreler için herhangi bir standart belirlememiştir. Dolayısıyla, paketinde “growth/lactation” veya “maintenance” dışındaki evreler için üretildiği ibaresi yer alan (örn. “senior” bir mamanın, söz konusu iki evre için üretilen mamalardan farklı veya üstün olmasını zorunlu kılan ya da garanti eden hiçbir düzenleme yoktur. Ayrıca, AAFCO’nun belirlediği standartlarda cinsiyet ayrımı da yer almaz (süt veren dişi kediler hariç). Yani mama paketlerinde yer alan ve o mamanın dişi veya erkek beslenmesine yönelik olduğunu belirten ibarenin ne anlama geldiğini ya da ne gibi değişiklikler gerektirdiğini belirleyen bir düzenleme de yoktur. Dahası, AAFCO’nun herhangi bir ırk için belirlediği özel standartlar da yoktur. Bir başka deyişle, paketinde belli bir ırk için üretildiği ibaresi yer alan (örn. “Persian” mamaların da, diğer mamalardan farklı olma garantisi yoktur. Kısacası mama firmalarının paketlerinde belirttiği büyüme/süt verme ve yetişkinlik evreleri dışındaki ayrımların ne olduğu konusu tamamıyla üretici firmanın inisiyatifine bağlıdır. Bu ibareleri taşıyan mamalar arasında bir fark varsa bile, bu farkları bir kurala bağlayan düzenlemeler mevcut değildir. Bir başka konu da, mama paketlerinde gördüğümüz “premium”, “super premium” gibi ifadelerdir. Bunlar her ne kadar göze hoş gelse de, gerçekte herhangi bir standarda veya düzenlemeye tabi olmayan terimlerdir. Bu, şu anlama geliyor: Bir mama üreticisi, ürünlerinin reklamını bu terimleri kullanarak yapsa da, A firmasının “super premium” mamasının, B firmasının “premium” mamasından daha kaliteli olup olmadığını denetleyen herhangi bir mekanizma yoktur. Dahası, A marka premium mamanın, B marka premium olmayan mamadan üstün olmasını gerektiren ya da garanti eden bir düzenleme de yoktur. Kısacası “premium”, “super premium” hatta “ultra premium” gibi ibarelerin neye dayanarak kullanılacağı konusu da tamamıyla üretici firmaya bırakılmıştır. Tercihlerimizde önemli rol oynayan bir başka etken de, bazı mama paketlerinin üzerinde gördüğümüz “natural” yani “doğal” ibaresidir. Bir mama firması, ürettiği mamayı “doğal” olarak lanse edebilir. Fakat bu konuda da AAFCO tarafından getirilmiş bir standart ya da düzenleme mevcut değildir. Son yıllarda hazır mamalarda kullanılan BHA, BHT ve ethoxyquin gibi koruyucu maddelere ilişkin endişelerin dile getirilmesinin ardından, bazı üreticiler bu maddeler yerine E ve C vitaminleri gibi doğal koruyucuları kullandıklarını etiketlerde belirtmeye başladılar. Ne var ki, bir mamanın içeriğinde koruyucu olarak bu vitaminlerin kullanılmış olması, bütünüyle mamanın “doğal” olduğu anlamına gelmez. Dahası, üretici firmalar etiketteki içerik bilgilerinde yalnızca kendi gerçekleştirdikleri işleme sürecinde eklenen koruyucuları bildirmek zorundadırlar. İnanmak istediğimizin aksine, mama firmaları kedilerimize mama yapmak için tavuk, tavşan, koyun, balık vb. yetiştirmezler. Kullandıkları et, tahıl ve yan ürünlerini bunları işleyen fabrikalardan alırlar. Kendilerine ulaşmadan önce hayvansal yağların bozulmasını önlemek için konulmuş olan koruyucuları ekleyen kendileri olmadıkları için, pakette bildirmek zorunlulukları yoktur. Örneğin ethoxyquin ile korunmuş hayvansal yağı alan ve mamasında kullanan bir firma, mamaya koruyucu olarak E vitamini eklediğinde, pakette koruyucu olarak yalnızca E vitaminini bildirmesi yeterlidir. Kedilerimizi nasıl besleyeceğimiz sorusuna yanıt ararken bize sunulan seçeneklerin gerçekte ne olduğunu anlamak, doğru seçimi yapmak yolunda önemli bir adım olacaktır.

  • Patile
  • Aşk
  • Haha!
  • Şaşkın
  • Üzgün
  • Kızgın